30.07. 2007 Pazartesi günü Ankara'daydım. Buraya kadar gelmiş iken Bakanlıkta çalışan kadim dostları ziyaret etmemek olmazdı. Herkes kendine göre seçim sonuçlarını değerlendiriyor ve şimdi ne olacak diye soruyorlar. Endişelendikleri seçim sonuçları değil, seçilen vekiller arasında, iktidar partisinden hiçbir vekilin, Tarım teşkilatı içerisinden gelmemiş olmasıydı. O halde ne olacak? Bakanlık ya Ziraatçı olmayan birine yada 340 vekil içersinden veteriner hekim olan iki vekilden birine teslim edilecek...
Ankara'da aldığım duyumlar, İktidar partisinin, Cumhurbaşkanı seçilene kadar, mevcut bakanlarla yola devam diyeceği yönünde. Yani yeni bakanlardan herhangi birinin veto yiyerek yıpranmasının önlenilmesi düşünülmekte. Bunu da ilk kez benden duyun. Yani bir süre daha Sayın Mehdi EKER ile devam
Sayın Mehdi EKER, kişisel ilişkileri ve insani yönü çok iyi olan, hiç kimsenin kalbini kırmayan ve çevresinde ki çalışanlarca sevilen biri. Ancak; bütün bu değerler Tarımın yığınla duran sorunlarına çözüm olmuyor. Özellikle Teşkilat içinden gelmeyen birilerinin Tarım Bakanlığı gibi çok önemli bir koltuğa oturması son derece sakıncalı. Sayın Bakanımızın Veteriner Hekim olması, tarım gibi çok girift iç içe girmiş konulara vakıf olması ilk 4-5 yılda mümkün değil. Bu hükümetin ilk yıllarında kendi branş ve sahasında başarılı bir Hocamızın, Tarım bakanlığına atanması ve daha sonra değiştirilen üç bakan arasında yer alması bizim tezimizi doğrular nitelikte.
Şimdi bize Tarım teşkilatı içerisinde bulunan veteriner Hekim meslektaşlar kızacak ama, kızmak bazı gerçekleri değiştirmeyecek. Geçen süre içersinde ciddi manada, tarım alanında radikal kararlar alınamadı. Ve sayın bakanımız uzun vadede rahatlatıcı kararlar altına imza atamadı.
Mevcut seçilen 340 vekil içersinde, Teşkilatın her biriminde görev yapmış, bu işi tabiri caizse çekirdekten yetişmiş biri olmadığına göre işler yine ağır aksak mı yürüyecek? Oysa önümüzdeki yıllarda, belkide Cumhuriyet döneminde, tarım için en hassas ve kritik bir viraja giriliyor... yani AB müzakerelerinde ülkenin tarım politikalarının belirlenmesi gerekiyor.... O halde, işin baştan sıkı tutulması gerekiyor. Yoksa dereyi geçerken at değiştirmeye kalkışmanın faturası ağır olur.
Peki o zaman ne olacak? Sayın Başbakanımızdan özellikle rica ediyor ve sesimize kulak vermesini talep ediyoruz. Sayın Başbakanımız bir ilke de imza atarak müstakbel Tarım Bakanımız olarak Dışarıdan birinin atamasını yapsın. Siyasete girmemiş, gerçekten çok kapasiteli ve donanımlı, teşkilatın her cenderesinden geçmiş meslektaşlarımızdan birinin tercih edilmesi, önümüzdeki yıllar için fevkalade önemlidir. Ve iddia ediyorum bu özellikte çok ağabeyimiz var.
Korkmaz MERT
Facebookta paylaş
Twitter'da paylaş
Google+'da paylaş!
Pinterest'te paylaş!